12.18.2012

Yoruldum...


Yoruldum artık, açıklamalar yapmaktan, anlaşılmamaktan, yanlış anlaşılmaktan, dinlenmemekten, ağlatılmaktan... Yoruldum, çok yoruldum. Sürekli sorunlar yaşamak o kadar sıkıcı ve o kadar bıktırıcı ki. Her şeyin üst üste gelmesi ve unuttum/kapattım denilen şeylerin yeniden gündeme gelmesi,yüzüme vurulması sinirimi bozuyor. Artık sorunlara çözüm getiremez haldeyim. Bir yandan ailem, bir yandan dostlarım... Öyle çok sıkıyorlar ve öyle çok sorguluyorlar ki... Bazen kendimden, bazen onlardan nefret etmeye başlıyorum. Bazen çileden çıkıyorum. 

Herkesin aklında benim yanlış şeyler yaptığım düşüncesi. Nedir bu güvensizlik, nedir bu ya? Bazı hatalar yapmış olabilirim, ya da bazılarını üzmüş olabilirim. Ama geçmişte kalmış şeyler bunlar. Unutuldu denilen şeyler. En ufak şeyde şüphelenmeyin artık ya şüphelenmeyin. En çok önemsediğim, en çok ihtiyaç duyduğum şey güven. Artık birileri tam anlamıyla güvensin bana, birileri tam anlamıyla kabullensin beni. Sıkıldım, öyle çok bunaldım ki, lanet olası yumru yine oluştu boğazımda. Yine sözcükler dizildi... 

Çok zorlanıyorum, nefes almak bile zor geliyor. Hatta bazen, gülmek -ki en sevdiğim şeydir- bile öyle zor geliyor ki. Düşünmek istemiyorum, düşündükçe bir şeylerin üstesinden gelemediğimi fark ediyorum. Kendimi anlatmaya çalışmayı bile bırakıyorum bazen. Çünkü biliyorum, anlamayacaklar. Yine küçücük şeyler büyüyecek, yine her şey sarpa saracak. 

O yüzden susuyorum, bir kez daha ve bir kez daha...

12.14.2012

Belki...


Bazen kendi içinde bile bir sessizlik oluşur ya. Hani bazen, ne düşündüğünü bilmeden, ne yapman gerektiğini bilmeden, cümle kuramadan kalırsın, öyle boş ve anlamsız. Ve senden yanıt bekleyenlere söyleyecek sözün yoktur. O yüzdendir belki de, gitmeyi tercih edişin. 

Hani bazen duygusuz hissedersin. Mutlu musun, hüzünlü mü bilmezsin... Hani, hani boğazında belli belirsiz bir ağrı hissedersin. Sanki çıkmak isteyen binlerce ses vardır ama takılıp kalmışlardır büyükçe bir engele. Bazen de hissetmezsin bir süreliğine var olduğunu. Amaçsız ve düşüncesiz, sessiz kalırsın bir süre. Geçtiğinde ise geriye ne olduğu çözülemeyen anlamsızlıklar kalır. O yüzdendir belki de dalıp gitmelerin.

Hani her şey güzeldir hayatında, çevrendekilere göre. Kimse senin tarafından bakıp yorumlamaz hayatını. Seni hep mutlu görürler, belki de öyle göstermeyi tercih ettiğin için. Hani sen hep sorunsuzsundur. Her şey hep yolundadır hani. Sırf başkalarına güçlü görünmek için çabalarsın ya. O yüzdendir belki de bu ussuz tavırların.

Hani şu umursamazlıkların vardır ya, kimseyi düşünmez, kimseyle beynini yormaz halin. Hani, başkalarına da tavsiye edersin umursamamayı. Sözde rahatlatır ya insanı. Öyle dersin etrafındakilere, rahatsındır, öyle görünmen gerekir. Çünkü insanlar alışmıştır senin bu tavrına. İşte o yüzdendir belki bitmeyen yorgunluğun.

Hani bazen bağırmak istersin bir şeyleri de, atarsın geri içine. Söyleyemez, çekinirsin. Bir derdin olsa bile diyemezsin. Biriktirir ve biriktirirsin. İçindekilerin seni yiyip bitireceği günü beklersin sessizce. O ussuz tavırların yoktur bu konuda. Hiç olmadığın kadar sessizsindir. Çözülemez, bir türlü anlatamazsın. O yüzdendir belki küskünlüğün.



Ve belki sırf başkaları içindir, bu neşen, bu haykıramadığın düşünceler. Belki de sen göründüğün gibi, konuştuğun gibi değilsindir. Sandıkları gibi kendini beğenmiş değilsindir. Belki sırf eğlenmek ve eğlendirmek içindir yaşayışın. 


Bir palyaço misali, mutsuz ama mutlu eden.


12.10.2012

Başkalarına değil de kendimize bakalım.


Sokakta el ele tutuşmuş iki sevgiliye ters ters bakmayı kesmediğimiz sürece bizden bir b*k olmaz. Herkesin ortak yanı değil mi sevmek? Herkes bir şeyleri sevmez mi? İki insan da birbirini sevmiş, gözlerini üzerinden çek de rahat etsinler.







Tartışan iki insanın tartışma konusunu öğrenmek için iyice yaklaşıp dikkatle onları dinlemeyi bırakmadığımız sürece bizden bir b*k olmaz. Her insan sorun yaşıyor ve her insanın yaşadığı sorun kendini ilgilendiriyor.Başkalarının tartışmalarını dinleyip de ne yapacaksın bre densiz? Bırak insanlar problemlerini de kendi içlerinde yaşayabilsin.

Yanımızda mesajlaşan yahut yazı yazan insanların yazdıklarını okumaya çalıştığımız sürece bizden bir b*k olmaz. Özele bu kadar burun sokmak nedir? İnsanlardaki bu merak nedir? İki kişinin konuştuğundan ya da bir insanın duygularını kağıda dökmesinden sana ne! 

Hepsini geçtim de;





Sokakta bebeğini emzirmeye çalışan bir annenin göğüslerine bakmak için uğraştığımız sürece bizden gerçekten bir BOK olmaz. O anne de çok meraklı değil sokak ortasında göğsünü açmaya, o anne de Türkiye gibi bir yerde bunu yaparken çok rahatsız. Ama o bir anne ve kendinden önce bebeğini düşünüyor, bebeğini doyurmaya çalışıyor. Ama bazı öküzler, göğüs görme çabasındalar. Bir anneye böyle saygısızlık olmaz! Bırak, bari anneler rahatça evlatlarını doyurabilsin.


KENDİMİZE BAKALIM, İŞİMİZE BAKALIM, ÖNÜMÜZE BAKALIM.